Batmanda kopya gözaltısı
Kamyon kazasında 3 kişi yaralandı
İnternette bıçaklı kavga 2 yaralı
Kadın hırsız çetesi işbaşında
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nimet DAL
Başbakan Erdoğan Kürt sorununu çözebilecek mi ?
05 Ağustos 2009 Çarşamba

Türkiye'de Kürt sorununun çözümü için hiçbir dönem bu kadar geniş bir tartışma başlatılmamıştır.

AK Parti hükümeti bu sorunu çözmede kararlı görünüyor sorunun adını da  'Kürt açılımı' olarak adlandırdı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan basın mensuplarına yaptığı açıklamada hükümetin Kürt bölgelerine yönelik 12-13 milyar doları aşan malî yatırımların miktarı etrafında ayrıntılar vermesi sonrası Erdoğan, açılımın yeni olmadığını ve 2005 yılına kadar gittiğini, Kürtçe televizyon kanal ve radyosunun kurulduğu ifade etti.

Gerçekten de 'Kürt açılımı' Erdoğan'ın dediği gibi yeni değil. Zira 2005'te Erdoğan ilk defa 'Kürt sorununun' varlığını itiraf etmişti. Fakat bu itiraftan önce de Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller'de  toplu olarak kabul etmiştiler.

Kısacası onlarda Kürt realitesini kabul etmiştiler. Yıllar daha fazla zaman kaybından başka bir anlam taşımaksızın gelip geçti. Bugün Erdoğan'ın Kürt açılımından tam olarak neyi kastettiği tam olarak şekillenmiş değildir.

Fakat Erdoğan'ın, ülkede iç barışı sağlama adına yola çıktığına inanlalar çoğunluktadır. Erdoğan'ın Kürt sorununa yönelik  açılımı dört  önemli engelle karşı karşıyadır. İlki Kürt sorununa ordunun bakışı önemli, ordunun bakışı , Türkiye topraklarının bütünlüğünün tehdit edilmesi ve dolayısıyla sorunun çözümünün öncelikle PKK'nın bitirilmesiyle olacağı şeklinde özetleniyor.

İkinci engel ise Erdoğan'ın 'Kürt açılımının'   Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununun köklü çözümü için pratik öneriler sunacağına dair haberlerin öncesinde gelmesi.

Bu öneriler Kürtlere Türklerle birlikte cumhuriyetin kurucuları sıfatıyla Türk teminatları ve şartları karşılığında tam silah bırakmayı garanti ediyor.

 Öcalan'ın girişimi öncesindeki Erdoğan'ın girişiminin bu zamanlaması, Ankara'nın sorunun ciddi bir şekilde çözümünü  ciddiyeti ve Erdoğan'ın girişiminin Öcalan'ın girişimine karşı öncü bir manevradan ibaret görülmesi etrafında kuşkular oluşturuyor.

Üçüncü engel Türk devleti nezdindeki Kürt muhatabın kim olacağı konusu. Öcalan, kendisini Kürtlerin birinci muhatabı olarak sunmuyor.

Parlamento'da 21 Milletvekili bulunan ve siyaset yapan tek Kürt Partisi DTP?nin de bu sorunun çözümünde muhatap sayılabileceğini belirtiyor.

DTP ise Öcalan'ın, Türkiye'deki Kürt hareketinin tek meşru temsilcisi olarak görülmesi yönünde  bir görüşe sahiptir. Hükümetin son açılımına DTP nin bakışı hem iyimser hem de, kötümser.

Kimi DTP liler bu sorunun uzlaşı ile çözülebileceğini düşünürken kimisi de   hükümetinin bu noktayı aşma güçsüzlüğü Erdoğan'ın 'Kürt açılımını' tabiri caizse vakit geçirme hanesine konulmaktadır.

15 Ağustos'ta Öcalan'ın  çözüme ilişkin  'girişimine' kadar bu sorun kendisini rüzgârın önünde bulacak, Erdoğan'ın girişimi ve önceki öneriler ve girişimler kâğıt üzerindeki mürekkepten ve önümüzdeki süreçte yaşanması beklenmeyen bir mucize bekleyiş hakim her yerde  Kürt açılımı tartışılıyor.

Umarım bu sorun bu kez çözülecektir.  Bu sorunun artık beklemeye tahammülü yoktur. Bu işi kim çözerse biz ona Türkiye halkı olarak minnettar olacağız bu biline. Barış savaştan daha zordur.

Barışı tesis etmek maharet ister.

Bu yazı toplam 925 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI


FOTO GALERİ
GAZETEMİZ
RÖPORTAJ