Demokrasi nöbetine katılan Vali Deniz;
4 polis tutuklandı
Yatırımcı için 2 bin dönüm arsa
Zabıta ekiplerinden örnek davranış
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
M. Kemal ÇELİK
Dış barış tamam, iç barış ne zaman?
02 Temmuz 2016 Cumartesi

 

Acı ve gözyaşı dolu Ramazanı geride bırakmanın burukluğunu yaşıyoruz. Barış ve kardeşliğin sembolü bayrama 'merhaba' diyoruz.

Bayrama mutlu girmek isterdik ama maalesef mutluluğu aylardır unuttuk! Mutluluğun nasıl bir duygu olduğunu neredeyse tamamen unutacağız. Her gün kan ve gözyaşı, her gün ölüm haberleri ve her gün terör saldırıları... Artık içimiz acıyor, yüreğimiz kor ateş gibi yanıyor. Gülmeyi de unuttuk, her gün, her dakika ve her saniye kahroluyoruz. Bayramda mutlu olmak, gülmek isterdik ama bunu yapmamız mümkün değil, kendisine 'ben insanım' diyen herkes ülkemizde son 9 ayda yaşanan olaylar karşısında üzülmemesi ve acı çekmemesi imkansız.

Binlerce insan dile kolay. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Neredeyse 7 bin kişi hayatını kaybetti bir tek fail yok arkadaşlar! İnsanın içinden;

-Nerde bu devlet?

-Nerde bu millet? Diyesi geliyor. Ama suç diye bunu da söyleyemiyor.

İsrail ile süren 6 yıllık anlaşmazlık, Rusya ile 7 aydır süren gerginlik ve Mısır ile olan ilişkiler bir anda iyileştirildi ve her üç ülke ile aramızda herhangi bir sorun kalmadı. Ülkemiz için bu çok iyi bir gelişme, hiç bir ülke ile kavgalı olmamamız gerekmektedir. Herkes bunun alemet-i farikasını soruyor ve merak ediyor. Merak ededursunlar ama Erdoğan iyi bir iş yaptı. Demek ki iyi şeyler yapılınca kimse bir şey demediği gibi alkışlıyor. Biz bu son çıkışları buradan alkışlıyoruz ancak, 'bu işin devamı gelmelidir' diyorum. Madem bir anda barış imzaladınız ve düşman bellediğiniz ülkelerle bir anda dost oldunuz o halde neden iç barışınız için küçücük dahi olsa bir adım atmıyorsunuz? Bunu neden yapmıyorsunuz? İlla ki 10 bin, 20 bin, 30 bin, 100 bin insan mı ölsün.!? Bunu mu istiyorsunuz?

Dış politikada iyileştirmeler yaparak "kedi olalı bir fare yakaladınız" o halde neden iç barışa bir el atmıyorsunuz?

Bu mesele de sadece bir kişinin iki dudak arasından çıkacak iki cümleye bağlı olduğunu biliyorsunuz değil mi? Ama maalesef bunu yapamıyor. Bir yapabilse Türkiye içte ve dışta hep barışık olacak ve daha büyük ve daha güçlü bir ülke olacak. İç barışınızı sağlamadığınız müddetçe güçlü bir Türkiye asla ve asla olmayacaktır.

Biz kim olursa olsun insanların ölmesini istemiyoruz ve insan ölümlerine sevinmenin günah olduğuna inanıyoruz. Çünkü her insanın yaşam hakkı kutsaldır.  Eğer herkes bu şuurda olmuş olsa zaten mesele kalmayacaktı. Ne yazık ki insanların ölümünden prim elde etmeye, siyasi rant sağlamaya ve kandan siyaset yapmaya devam ediyorlar. Açıkçası söylemek gerekirse bir takım güçler kandan besleniyorlar.

Bu oyunu bir şekilde bozmalıyız. Bunu susarak yapamayız herkes konuşabilmeli, fikrini özgürce haykırabilmelidir. Konuşmayan bir Türkiye istemiyoruz ama maalesef konuşanlara en ağır yaptırımlar uygulanıyor. Konuşanlardan asla ve asla korkmayın bu insanların üzerlerinde herhangi bir silah olmadıkça bırakın konuşsunlar konuşan bir toplumdan asla ve asla korkmayın aslında bu insanlar sizlerin dostu ve aslında bu insanlar barışı istemekte ve insanların ölmesine üzülmektedirler. Eğer insanların ölmesine ciğeriniz yanmış olsa idi şimdiye kadar 9 ayda ki korkunç bilançoya bakar istifa edip, çeker giderdiniz. Ama bunu da yapamıyorsunuz çünkü; "teröristler kadar gururlu, onurlu olursak" diyenler maalesef gururdan ve onurdan bihaberdirler.

HERKESE ACISIZ, ÖLÜMSÜZ, KANSIZ BARIŞ DOLU BAYRAM DİLEĞİ İLE TÜM OKURLARIMA SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM

Bu yazı toplam 1519 defa okunmuştur
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Beğeni
 // Mustafa öztürk
Tek kelime, elinize ağzınıza kaleminize sağlık....
04 Temmuz 2016 Pazartesi 01:10
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI


FOTO GALERİ
GAZETEMİZ
RÖPORTAJ