Demokrasi nöbetine katılan Vali Deniz;
4 polis tutuklandı
Yatırımcı için 2 bin dönüm arsa
Zabıta ekiplerinden örnek davranış
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
M. Kemal ÇELİK
İtiraflar vehameti gösteriyor
24 Temmuz 2016 Pazar

 

 

 

Türkiye üzerinde hesapları olanlar yıllar önce sinsi planlarını hayata geçirmişler. Küçük yaştaki çocukları himayelerine aldıktan sonra iyi bir eğitimden geçirip, devletin hassas kademelerine yerleştirip, zamanla devleti tam anlamı ile ele geçirmeyi planlamışlar üstelik bunu din kisfesi altında yapmışlar.

Dini, Allah'ı, Peygamber'i kullanarak büyük bir cemaat oluşturmuşlar bu cemaatin başına da Fetullah Gülen'i getirmişler. Arka planda ise her zamanki gibi İsrail ve ABD var. Türkiye'yi dışarıdan fethedemeyenler içerden fethedip yıkmaya çalışmışlar ve bunu 30 yıldır sinsice beklemişler.

FETÖ Terör örgütüne mensup kişilerin organize ettiği ancak başarılı olamadıkları darbe girişiminden sonra tüm alçaklıklar ve tüm pislikler bir anda ortaya çıktı. Devlet veya istihbarat birimleri bu yapılanmayı bilmiyor muydu? Veya bilmek mi istemiyordu? Dünyada ki tüm istihbarat teşkilatları bu gibi yapılanmaların içine gizlice adam sokup her konuda bilgi alabiliyorlar. Her nedense bu teşkilatın yapısıyla ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılmadı veya biliniyordu da hiçbir çalışma yürütülmüyordu!

Darbe girişimi sonrası gözaltına alınan ve mahkemeye çıkarılan rütbeli generallerin, savcı ve hakimlerin ya da diğer yetkililerin itiraflarını dinlerken bu terör örgütünün ne kadar sinsi ve ne kadar tehlikeli olduğunu daha da öğrenmeye başladık.

Yüzlerine geçirdikleri din maskesi ile yapmadıkları hainlik kalmamış! Namaz ve diğer dini vecibeleri bile yerine getirmeme veya şeklen gerçekleştirme gibi inanması güç uygulamalara fetva verilmiş. Bunu Gülen ve akıl hocaları yapış. Başörtüsünün bir ayrıntı olduğunu takılmamasında bir sakınca olmadığını söyleyen yine Gülen'in ta kendisi değil miydi? Kimi FETÖ'cüler alkol bile kullandıklarını itiraf etmişler. Olacak iş değil, bunlar ikiyüzlü insi şeytanlardan bile daha tehlikeli.

Bir diğer önemli ayrıntı da ekonomik olarak inanılmaz derecede büyümeleri. Devletin her kademesinde teşkilatlanan ve "Abi" metodu ile her türlü işi yapabilen bu insanlar ekonomik olarak da çok güçlenmişlerdi. Yurt içinde ve yurt dışında büyük sermaye gurupları oluşturmuşlardı. Öyle ki paranın her kapıyı açabileceğine inanmışlardı. Tabiri caiz ise kutsal değerlerimize değil paraya saygı göstermeye ve paraya tapmaya başlamışlardı..!

Darbeci alçakların cebinden FT seri numaralı 1 dolar çıkması da çok ilginç, bu dolarları şifre olarak kullanıyorlarmış. Abi denilen kişilerin taşıdığı dolarlar ABD'ye nasıl hizmet edildiğini bir kez daha göstermiştir. Hatırlarsanız ABD düşmanı olarak görünen devrik lider Saddam'ın sığınağında da dolar bulunmuştu.

Dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olan Türkiye'de darbe girişimi yapacak kadar kendine güvenen bu terör örgütünün foyası meydana çıktı. Bundan sonra bu işte kim varsa ve bu işe kim bulaşmışsa ortaya çıkarılıp, hesap sorulacaktır. Bugüne kadar 13 bin kişi gözaltına alındı ayrıca 123'ü general olmak üzere toplam 5 bin 863 kişi hakkında da tutuklama kararı verildi. Tutuklananlar arasında polis, işadamları, kamu personeli hakim ve savcılar da var tabi. Ayrıca 50 bine yakın kamu çalışanı hakkında görevden uzaklaştırma, lisans iptali, açığa almalar veya işten atmalar oldu. Bunca hengamede bunların olması gayet normal. Her şeyi bırak Türkiye genelinde OHAL bile ilan edildi. Tüm bunları gerçekleştirmek ve operasyonlara devam etmek için OHAL gerekli idi ve bunu da yaparak yargının ve güvenlik birimlerinin hareket alanları daha da genişletilmiş oldu. Örneğin gözaltı süreleri 30 güne çıkarıldı. Bu gibi uygulamalar demokrasi açısından sakıncalı uygulamalar, tasvip etmemiz mümkün değim ama böylesi sinsi bir örgütün temizlenmesi ve vücuttaki cerahatin kesilip, atılması için de bir takım çalışmalar yürütülebilmelidir. Biraz sıkıntı çekeceğiz ama olsun bu ülke üzerinde hesapları olan ve ülkemizi parçalamak isteyenler mutlaka cezasını bulmalıdırlar. Bir gecede 246 masum insanın ölümüne ve 2 bin 186 kişinin de yaralanmasına neden olan darbe girişiminde kimin parmağı varsa ve her kim bu alçakları desteklemiş ise gereken yapılmalıdır. Aksi halde demokrasi için canlarını feda eden insanların kanı yerde kalır.

50 binden fazla kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı ya da işlerine son verildi. Bu rakam daha da artabilir. Şimdi herkeste bir telaş başladı; "Kurunun yanında yaşta mı yanacak?" diye. Hukuk devletinde bu mümkün değil ama bugün itibarı ile bu ülkede hukuk aramak çok iyi niyetli olur. Şimdilik hiç kimse hiçbir şekilde hak arayışında bulunamaz, hakkını aramak için dava da açamaz, herhangi bir talepte de bulunamaz. Çünkü tüm bunların önüne geçilmiş durumda. Haklı veya haksız kim işinden olmuşsa bugün için hiçbir şey yapamaz. Endişe içinde olanlar ve "benim hiçbir günahım" yok diyenler biraz sabırlı olmalıdırlar. Bu konuda da mutlaka bir çalışma yürütülecek ve suçlular ile suçsuzlar ayır edileceklerdir. Aksi halde bugün işbaşında olan yönetim ile darbe girişiminde bulunanların arasında hiçbir fark olmaz.

Bir diğer önemli mesele de; bu operasyonu bahane edip, bazı art niyetli kişilerin sevmedikleri insanlara iftira atmaları. Bu konuda da çok hassas olunmalı ve her ihbarın gerçekliliği mutlaka araştırılmalı ve fırsatçılara kesinlikle izin verilmemelidir.

Açığa alınan birçok üst düzey kamu çalışanı; "Benim asıl zoruma giden vatan hainleri ile anılmak" beyanı da gerçekten de çok önemli. Bu konu son derece hassas bugün itibarı ile her kim gözaltına veya açığa alınırsa mutlaka darbeci, vatan haini alçak olarak bilinecek ve anılacaktır. Bunun önüne hiç kimse geçemez çünkü bu bir algı meselesidir. Hiç kimse ağlayıp, sızlamasın mutlaka bir şey olmuş ki insanlara dokunulmaya başlandı. Kusura bakmayın ama bu alçaklarla en ufak bir irtibatı olanlar dahi bunun hesabını vermelidirler.

Bu halkı hor görüp, dini yüzlerine maske olarak takıp, her türlü haltı yiyenler gerçeğin ne olduğunu artık anlamalıdırlar. Türkiye sahipsiz değil ve Türkiye FETÖ alçaklarının ucuz hesapları ile yıkılacak bir ülke değil.

Bu yazı toplam 1447 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI


FOTO GALERİ
GAZETEMİZ
RÖPORTAJ