Batmanda kopya gözaltısı
Kamyon kazasında 3 kişi yaralandı
İnternette bıçaklı kavga 2 yaralı
Kadın hırsız çetesi işbaşında
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Süleyman ERDOĞAN
KÜÇÜK PRENS VE TİLKİ
26 Ekim 2008 Pazar

Bugün, sizlere beğendiğim bir öyküyü paylaşmak istiyorum. Öykü küçük prenses ve tilki arasında geçiyor. Öykü şöyle devam ediyor:

—“Sen kimsin? diye sordu Küçük Prens. O kadar güzelsin ki…

—Ben tilkiyim, der tilki.

—Benimle oynar mısın? O kadar çok üzgünüm ki…

—Seninle oynamam, der tilki. Henüz evcilleşmedim.

—Pardon? der Küçük Prens ve biraz düşünüp ekler. “Evcilleşmek” ne demektir?

—Bu unutulmuş bir şey, der tilki. Bu, “bağlar kurmak” anlamına gelir.

—Bağlar kurmak mı?

—Elbette, der tilki. Benim için sen, binlerce küçük çocuğa benzer küçük bir çocuksun sadece. Sana ihtiyacım yok. Senin de bana ihtiyacın yok. Ben senin için birbirine benzer binlerce tilkiden biriyim. Fakat, eğer beni evcilleştirirsen, birbirimize ihtiyacımız olacaktır. Sen benim için tüm dünyada biricik, emsalsiz olacaksın, bende senin için.

—Anlamaya başlıyorum, der Küçük Prens. Bir çiçek var…  Beni evcilleştirdiğini sanıyorum.

—Yaşamım, tekdüze. Ben tavukları avlıyorum, insanlarda beni avlıyor. Tüm tavuklar benziyor, tüm insanlar da. Yani biraz sıkılıyorum. Ama, beni evcilleştirirsen, hayatıma güneş doğmuş gibi olacaktır. Senin diğerlerininkinden farklı ayak seslerini tanıyacağım. Başkalarının ayak seslerini duyunca saklanırken, seninkiler beni bir müzik gibi saklandığım yerden dışarı çıkaracaktır.  Üstelik, karşıya bak. Buğday tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğday bana yararsızdır. Buğday tarlaları bana hiç bir şey hatırlatmıyor. Ve bu, hüzün veriyor. Fakat senin altın renginde saçların var. Eğer beni evcilleştirirsen harika olur; altın gibi sararan buğday başakları, senin hatırlatır; başaklar arasında esen rüzgârın sesini severim… Beni evcilleştir lütfen.

Küçük Prens tilkiyi evcilleştirir ve gitme saati yaklaştığında,

—Ah, ağlayacağım, der tilki.

—Bu senin hatan, der Küçük Prens, sana kötülük yapmak istemiyordum, ama seni evcilleştirmemi istedin.

—Evet, der tilki.

—Fakat ağlayacak mısın? der Küçük Prens.

—Elbette, der tilki.

O halde hiçbir şey kazanmıyorsun, der Küçük Prens.

Hayır, kazanıyorum, buğday başaklarının rengi dolayısıyla, der tilki ve ekler. Git güllere bak, kendi gülün dünyada biricik olduğunu anlayacaksın. Sonra gelip bana veda edeceksin ve ben sana bir sır söyleyeceğim.

Gülleri görmeye giden Küçük Prens

—Hiç biriniz benim gülüme benzemiyorsunuz, henüz daha hiçsiniz, der. Kimse sizi evcilleştirmedi ve siz de kimseyi evcilleştirmediniz. Tıpkı benim tilkimin eskiden olduğu gibisiniz. O da binlerce tilkiden biriydi. Ama benim olduktan sonra, şimdi dünyada tek oldu… Güzelsiniz. Ama boşsunuz. Elbette, her hangi biri, benim gülümü, tüm güllere benzer görecektir. Ancak benim gülüm tek başına, topunuzdan daha önemlidir, çünkü o benim suladığım güldür; çünkü koruduğum, rüzgâra karşı siperi olduğum güldü. Çünkü o, benim gülümdür…(sonra tilkiye doğru gelir ve ekler) Elveda.

—Elveda, der tilki. İşte benim sırrım. Çok basit; Ancak kalple iyi görülebilir. Öz, gözler için görünmezdir.

—Gülüm için kaybettiğim zaman… diye tekrarlar Küçük Prens, unutmamak için.

—Gülünü senin için önemli kılan, onun için kaybettiğin zamandır.

—İnsanlar bu hakikati unuturlar, der tilki. Fakat sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeyden sonsuza dek sorumlusun. Gülünden sorumlusun…

—Ben gülümden sorumluyum, diye tekrarlar Küçük Prens, unutmamak için”.*

İlk evcilleştirmeyi Hz. Âdem yapmış. Dünyaya yalnız geldi Hz. Âdem. Yalnızlığını paylaşacağı birisine ihtiyacı vardı. Hz. Havva"yı evcilleştirdi, sonsuza dek yalnızlığını giderdi. En doğru seçimiydi. Peki, siz kimi evcilleştirdiniz? Diğerlerinden farklı olan birisi var mı sizin için? Kedi nankördür deriz, güvenmeyiz. Peki, siz evcilleştirdiğiniz insana ne kadar güveniyorsunuz?  Harcadığınız zamana değiyor mu?  Doğru tercihi yapanlar Hz. Âdem-Havva gibi mutlu kalırlar. Ya yanlış tercih yapanlar? Onun içindir ki, boşanmalar fazla. Aldatmalar, mutsuz çiftler, aile içi şiddetler…  Onun için bağlar sahte ve ebedi değil.

* Prof. Dr. Nuri BİLGİN, Sosyal Psikolojiye Giriş, Ege Üniversitesi Basımevi,2005

Bu yazı toplam 1219 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI


FOTO GALERİ
GAZETEMİZ
RÖPORTAJ