Film şeridi kopunca, tekrar oynatmak için, birkaç kareyi keser! Yeniden yapıştırır, kesilen yerden oynatmaya devam ederdi filmi Makinist Mehmet Usta
İlçemizin modern sayılabilinecek ikinci sinemasından "Mehtap" sinemasının en emektar çalışanıydı
Film şeridimi çürük, makine mi yorgun ve artık şu günlerde kestiremediğim o günlerin teknik arızası bu tip aksaklıklardan dolayı, filmi seyreden sinema seyircisi hemen panik yapıyor, ıslıklar, yuhalamalar ""makinist uyuyor mu?"" nidaları eşliğinde, bazılarımızda densizce küfürler savurarak bu elde olamayan kazaları protesto ediyorduk! Seyircilerin kendilerince bu duruma tepki gösterme biçimi bu idi!
Haksızda sayılmazlardı çoğu kez!
Çünkü bu arızalar esnasında; Mehmet Usta film makinesinin başından ayrılmış, ya aşağıda sinemanın bitişiğindeki esnaflarla sohbete dalmış, ya da sinemanın girişindeki gişede bilet kesen görevli ile çene çalıyordu?
Duyar duymaz, ya da gelen bir uyarı ile
Hışımla, bağıra çağıra, seyircilerin koparttıkları gürültü içinde, yukarıya koşuyor, filmi kopan yerinden, birkaç kare atlayarak, onarıyor, tekrar yapıştırıyor, gösterime sokuyordu filmi ardından
Kesilen karelerde ne vardı?
En çokta bunu merak eder, filmin bitiminde, dağılırken, birbirimize kesinlen bölümlerde ne vardı diye sorular yöneltir, aramızda tartışırdık!
Zar zor denkleştirirdik bilet parasını çünkü, neden kesinti yapılan bir film içimize sinsin diki?
Hikayeyi eksik takip ediyorduk hissi bırakıyordu çoğu kez, artık kanıksadığımız bu film kazaları! Kesilen film karelerini, sinemanın caddeye bakan ikinci katından aşağıya fırlatır, sinemaya harçlıkları yetemeyen çocuklar tarafından daha havadayken kapışılmasını sağlardı Mehmet Usta
Şehrimizin, daha çokta sinema tutkunları tarafından unutulmayacak simalarından biriydi Mehmet Usta, Nüktedan ve her zaman biz gençlerin sevebileceği şakalar yapmaya bayılırdı, Korku filmlerinde sessizce sinema salonuna dalar, seyircilerin dizildiği her hangi bir sıranın başına tüner ""pat"" diye bir sesle seyirciyi filmin en heyecanlı yerinde, yerinden zıplatır, farklı heyecanlar tattırırdı biz çocuklara sağ olsun!
Babamız yaşlarındaki bu sinema makinistinin çalışma odasını merak ederdik o günlerde en çok, film makinesi o odadaydı çünkü, Loca denilen, daha çok zamanında şehrin sinemaya gidebilen kadın seyircileri için kurulmuş, ama o günlerde artık hiç uğramadıkları ikinci katın balkonuna çıkar, uygun bir koltuğa tüner, filmi izlemekten çok, Mehmet Ustanın odasındaki o küçük penceresinden çıkan ve sinemanın beyaz perdesine doğru, uygun bir açıyla genişleyen sisli ışığı hayretle izlerdik? Işık, gölge, renk oyunu o sis doğrusu içinde gizli idi, ve bütün bunların tek mimarı Mehmet Ustaydı, ona hayran olmayacak tık ta kime olacaktık!
Ruhu şad olsun
BİZİM KAHRAMANLARIMIZ (1) Mehmet Usta