1946 yılından beri Batman?ın Kozluk ilçesinde faaliyet gösteren petrol şirketi, kurulduğu tarihten günümüze kadar faaliyet gösteren firmalar el değiştirmiş. Şirketi, Şubat 2009 tarihinden itibaren Transantlantc adli bir firma yönetime geçti. Yeni şirketle çevre halkı yıldızları hiç barışmadı. Yaptığım araştırmalardan çıkardığım sonuç, köylülerin talebi, şirketin insan kaynaklarını karşılarken yörenin işgücünden yararlanma isteğidir. Köylülerin bir başka isteğiyse işgal edilen toprakların bedelidir. Köylüler pastadan pay alamadıklarından, haksızlığa uğradıklarından ötürü demokratik yollarla haklarını aramak için geçtiğimiz günlerde protesto girişiminde bulundular. Demokrasinin yerleşmiş olduğu ülkelerde bu eylemler sık sık yaşanır. Taraflar isteklerini demokratik yollarla dile getirirler. İlgili taraf ise bu talepleri dinler ve böylelikle bir sonuca varılır. Gerekirse talepler hukuk ortamında dile getirilir ve bir sonuca varılır. Varılan bu sonuç iki tarafı da bağlar. Ancak ülkemizde işleyiş bambaşkadır. Devlet, hukuk dersin ama halkın bu konuda şüpheleri vardır.
Şimdi Şelmo olayına dönecek olursak, Danagözü, Yanıkkaya, Yayalar, Eskice ve Taşlıdere köylülerin protesto girişimleri olaylı bitti. Protesto esnasında yaşanan arbede yüzünden Savcılığın talimatıyla köylüler gözaltına alındı. Protesto girişiminin bu noktaya kadar gelmesine gerek var mıydı? Karşılıklı iletişimin çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Köylülerin isyanına kulak verecek bir firma yetkilisi çıksaydı, olay bu noktaya kadar gelmezdi. Olayların ardından tutuklanan kişiler hala hapisteler. Köylüler haklarını elde edene kadar durmaya niyetli de değiller.
SORUN NASIL ÇÖZÜLECEK?
Yazımın başında da ifade ettiğim gibi karşılıklı bir uzlaşının sağlanması şarttır. Aksi durumda ne köylüler nede faaliyet gösteren şirket zararlı çıkacaktır. Şirketin kârına kâr katan haberler, şirketin başarılarını, projelerini anlatan haberlerdir. Bu yüzden karşılıklı bir uzlaşmanın iki taraf açısından da olumlu olacaktır. İşletmeler faaliyet gösterdiği çevreden bağımsız olmamalılar. Bu nokta, hukuksal açıdan değil, şirketin menfaati için gereklidir. Bu yüzden şirket çevrenin isteklerine duyarsız kalmamalıdırlar. Eğer imzalanan herhangi bir sözleşme varsa bu sözleşme uygulanmalıdır. Yapılacak işçi alımları çevreden karşılanabildiği sürece başka yerden eleman getirilmemeli. En önemli husus ise toprakların işgal edilmemesidir. Halka ait olan ve tapusu olan tüm toprakların kira bedelinin ödenmesi gerekir. Aynı ödeme yeni açılacak petrol kuyuları içinde yapılmalıdır. Kira bedelinin ödenmesi konusunda toprak sahipleri de makul isteklerle talepte bulunmalılar. Toprak sahipleri değerin çok fazlasını istendiği takdirde, şirket haklı olarak talepleri yerine getirmeyecektir. Toprak sahiplerinin bu hususta dikkatli olmaları gerekmektedir.
Dileğimiz olay daha fazla büyümeden çözüme kavuşmasıdır. Tutuklu davaları bir an önce sonuçlanmasıdır. Dileğimiz haksız yere tutuklananların bir an önce serbest bırakılmasıdır.